Hatırlıyor musun Ey Halkım!
13.06.2014

Hatırlıyor musun Ey Halkım!

Bir zamanlar bir başbakanımız vardı. ’Speedy Gonzales’ gibi her yere anında yetişirdi. Yerinde durmayan, sürekli dünyayı turlayan… hani dillerde efsunlu sözler dolaşırdı: “Başbakan gittiği her ülkeye harita üzerinde bayrak dikerek işaretliyormuş ve odasındaki dünya haritasının rengi kırmızı beyaz olmuş!” diye…

Hatırlıyor musun Ey Halkım!

Bir zamanlar bir başbakanımız vardı. Art arda demokratikleşme paketleri açıklar ; statukonun cısss!!! dediği her konuya dokunuyor ; yılların kabuk bağlanamayan yaralarına el atıyor ; vesayet odaklarına savaş açıyordu… yılların umutsuz kitlelerine umut; sessizlere ses oluyordu…

Hatırlıyor musun Ey Halkım!

Bir zamanlar ‘atom karınca’ bir hariciye vekilimiz vardı. ‘Şanlı Tarihi’ canlandırma heyecanından yerinde duramıyordu. Haber bültenleri gezilerini ve programlarını takipte zorlanıyordu. Her gün yeni bir ülkeyle antlaşma imzalanıyor; dostluklar tazeleniyor ; düşmanlıklar bitiriliyordu… kökleri şanlı tarihin derinliklerinde olan ‘derin stratejilerin’ mimarıydı….

Hatırlıyor musun Ey Halkım!

“Komşularla sıfır düşmanlık” stratejisi ile etrafımızda düşman kalmamıştı. Hele bir komşu ile beklenenin ötesinde dostluk(!) köprüleri kuruluyordu. Zaten aramızda emperyalist sömürgeci güçler yapay sınırlar koymuş, halkımız bu sınırı hiçbir zaman kabul etmemişti… ‘tavuklarımız karışırdı birbirine’, o derece yani….

Hatırlıyor musun Ey Halkım!

Gaziantep’te iki ülke ortak bakanlar kurulu yapardık. İki ülke başkanları ailece tatil yapardı. Esad, kardeşimiz; Esma, bacımızdı… İsrail’le savaş halinde olan tek ülke Suriye, stratejik ortağımızdı…

Hatırlıyor musun Ey Halkım!

Ne olduysa oldu. Bilemedik; muhtemelen uzun zaman da bilemeyeceğiz. Ama tahmin ediyoruz. Kardeş ve bacıların arası açıldı. Anlaşılan biri oyunda mızıkçılık yapmıştı. Bu da olsa olsa kardeşti. Daha tadını çıkarmaya fırsat olmadan ortak tatillerin; daha ülke Esma bacımızı medyadan renkli ve büyük karelerle tanımaya yeni başlamıştı ki film koptu…

Hatırlıyor musun Ey Halkım!

Eeyyy Esad!!! Naraları kulaklarımızı tırmalamaya başladı. Kardeşin, aniden zalim olduğu hatırlandı… Manşetlerimiz kalın ve kara puntolarla yeni bir tanıtıma başladı. Demokrasiden yoksun Suriye’nin kardeş halkının sıkıntıları gözlerimizi yaşartmaya başladı. Bir melek olmak üzereyken şeytanlaştı bacımız. Bir kardeş iken katilleşti Esad!

Hatırlıyor musun Ey Halkım!

Hariciye vekilimiz 3– 6 gün içinde fetih müjdesi veriyordu. Mü’min –mütedeyyin camiamız /ahalimiz cihad aşkı ile yanmaya başlamıştı. Zulüm altında inleyen kardeşleri kurtarmak için dünyanın tüm mütedeyyin cihatçıları seferber ettik alnımızın akıyla…

Hatırlıyor musun Ey Halkım!

Demokrasi ve barış havarisi büyük efendimiz Sam Amca’dan aldığımız ilham ile tekbirler eşliğinde uğurlama törenleri yapıyorduk…ve heyecanla bekler olduk ilahi zaferi… ama… Başta çok gür çıkan sesimiz zamanla kısıldı. Meydanlarda kalabalıklar azaldı. Medyamızda resimler ve puntolar küçüldü. Derken 4 yıl oldu ve sokaklarımızda dolaşan Suriyelileri görmezsek böyle bir vaka yaşanmadı sanki… gündemden düştü…

Unutma Ey Halkım !

Tüm hesap yapanların üstünde bir hesap yapan daha var!!! Sahi nerde dünya fatihi/davos fatihi Başvekilimiz? Nerde Libya’yı yeniden fetheden Hariciye Vekilimiz? Ne oldu Suriye seferimiz?

Hayrolsun akıbetimiz…